Betonun Tarihi

Çimento ve Betonun Piramitlerden Çin Seddi’ne Ayasofya’dan Gökdelenlere Uzanan Tarih Yolculuğu
 
İnsanoğlunun, yeryüzündeki varlığını sürdürebilmesi için beslenmeden hemen sonra karşılamak zorunda olduğu  barınma ve ortak yaşam alanları oluşturma gereksinimi, uygarlık tarihindeki önemli gelişmelerin de itici gücü olmuştur. İlkel çağların mağaralarında başlayıp, günümüzün devasa gökdelenlerine kadar gelen bu süreçte büyük ilerlemeler kaydedilmesini sağalayan iki temel buluştan sözetmek mümkündür: Çimento ve Beton. 
 
Çimento ve betonun, Mısır’ın piramitlerinden Çin Seddi’ne, Ayasofya’dan bugünün yapılarına uzanan tarih yolculuğu, her kilometresinde, kimileri günümüze de kalmış görkemli uygarlık yapılarının yeraldığı, değişik uluslardan pek çok bilim insanının katkısıyla hızlanan ve zenginleşen uzun bir yolculuk olmuştur.
 
 
Çimentonun doğal hammaddesini oluşturan ilk rezervler, milattan tam 12 Milyon yıl önce bugün İsrail’in bulunduğu topraklarda oluşmaya başladı. İnsanlık tarihinde, beton benzeri karışımların kullanıldığı ilk yapılar ise milattan önce 5600 yıllarında ortaya çıktı. Milattan önce 3000 yıllarında, Mısır’ın piramitlerinde ve Çin seddi’nin yapımında kireç ve alçı esaslı harçlar kullanıldı. 
 
Romalılar kireci ve İtalya’nın Pozzuoli bölgesine yakın bir yerde buldukları volkanik külü biraraya getirip, bağlayıcı malzeme olarak kullandılar ve buna puzzolan çimento adını verdiler. Şu anda İtalya’da bulunan pek çok önemli Roma  yapısı (Pantheon, Coliseum, Roma Hamamları) ve yaklaşık 8.000 km Roma yolu bu malzeme ile yapıldı.
 
Milat’tan sonra 27 yılında, Romalı Pollio Vitruvius’un mimari ile ilgili kitaplarında ilk kez betonun özelliklerinden bahsetti. Bundan    500 yıl sonra ( 540 yılında), insanlık tarihinin en önemli yapılarından biri olan Ayasofya’nın (İstanbul) yapımında beton kullanıldı. 1000’li yıllara doğru ise Ortaasya ve Anadolu’da Türkler ve Persler, kullanıldığı bazı yapı örnekleri bugün de ayakta olan “Horasan Harcı” adlı çok güçlü bir bağlayıcı geliştirdiler.
 
Bugünkü anlamıyla çimentonun, betonun ve betonarmenin ortaya çıkması için ise 19. Yüzyıl’ın beklenmesi gerekti. 1812 yılında Fransa’da, Louis Vicat ilk yapay çimentoyu üretti. 1824 yılında, İngiliz Joseph Aspdin “Portland Çimentosu”nu geliştirdi. 1850 yılında Fransız bahçıvan Joseph Monier, daha sağlam saksılar üretmek için betona demir çubuklar ekleyince betonarme ortaya çıktı. 
 
Bu buluşların ardından çimento ve betonun ürün özelliklerine ve kullanımına ilişkin yenilikler birbiri ardına geldi. 1879 yılında İskoçya’da portland çimentosu kullanılarak ilk beton yollar yapıldı. Bunu 1889’da Fransa’da yapılan ilk betonarme köprü izledi. 1902 yılında Fransız mimar Augus Perret, ilk apartman binasını tasarladı ve inşa etti. Bu yapı, yük taşıyan duvarlar yerine kolon, kiriş ve döşemelerin kullanıldığı ilk yapı olarak inşaat biliminde önemli bir yenilikti. 
 
Ancak, inşaat teknolojisinde çığır açan asıl büyük yenilik bundan 1 yıl sonra, 1903 yılında Almanya’da yaşanacaktı.
 
 
Hazır Beton Dünyaya Geliyor..
 
“Harç veya betonun inşaatta kullanılmaya hazır bir malzeme olarak şantiyeye getirilebilmesi kuşkusuz büyük bir avantaj olurdu..”  1872 yılında dile getirilen ve İngiliz Mühendis Deacon’a atfedilen bu düşünce, bir süre sonra  İngiltere’de değil, ama Almanya’da gerçeğe dönüştü. 
 
1880’li yıllarda Berlin ve çevresindeki inşaatlarda  yapı ustaları, harç önceli bir tür karışımı atlı arabalarla şantiyeye taşıyor ve bu karışım şantiyede beton haline getirilerek kullanılıyordu. Ancak, kum, çakıl, çimento ve suyun belli oranlarda karıştırarak, inşaatta doğrudan kullanılmaya hazır bir malzeme halinde şantiyeye taşınmayı ilk kez Jürgen Hinrich Magens adında, Hamburg’lu bir yapı ustası başardı. Hamburg  Eyalet İdaresi’nde yapı işleri şefi olarak görev yapan Magens,  “Hazır Çimentobetonu’nu Bağlayıcılık Özelliğini Kaybetmeden Koruma İşlemi”  fikrinin patentini 10 Ocak 1903 tarihinde aldı. Böylece, Almanca’daki adıyla “Transportbeton”, yani “Taşıma Beton”, Türkçe söylenişiyle de Hazır Beton dünyaya gelmiş oldu.  
 
Hazır betonun 1903 yılında tarih kayıtlarına geçmesinden sonraki gelişimi hızlı oldu. Kısa zamanda yalnız Hamburg’da değil, Almanya’nın tümündeki inşaatlarda hazır beton kullanılmaya, pek çok bölgede hazır beton üreten tesisler kurulmaya başlandı. 
 
Transmikserler ortaya çıkıyor.. 
 
Hazır beton,  Almanya’da doğuşundan kısa bir süre sonra Alman göçmenlerinin de etkisiyle Kuzey Amerika’ya  sıçradı ve burada daha da hızlı yaygınlaştı. 1916 yılında Amerika’da Stephan Stephanian adlı bir Türkiye göçmeni tarafından, hazır betonun taşınması için özel olarak tasarlanan ve “transmikser” adı verilen aracın geliştirilmesi, hazır betonun yaygınlığını artırdı. 
 
Beton pompalanıyor.. 
 
Transmikserlerin kullanılmaya başlanmasının ardından, şantiyede beton dökümünü çok daha pratik hale getiren bir başka araç sahneye çıktı: Beton Pompası. 1927 yılında Alman mühendisler Max Giese ve Fritz Hell, betonun karıştırma makinesinden kullanıldığı yere pompalanması fikri üzerinde çalışmaya başladılar ve bu amaçla geliştirdikleri “Beton – Harç İletme Pompası” adlı aracın patentini aldılar. 
 
Katkılarla Güçlenen Beton 
 
Hazır betonun tesisten şantiyeye taşınması ve aktarılmasında kullanılan bu iki önemli aracın, transmikser ve beton pompasının geliştirilmesiyle, hazır betonun dünya çapındaki yaygınlığı daha da arttı. 
 
Sonraki yıllarda kaydedilen teknolojik yeniliklerle, özellikle kimyasal katkıların, liflerin ve fiberlerin betonda kullanılmaya başlanmasıyla, değişik kullanım amaçlarına yönelik, yüksek dayanımlı betonlar üretilmeye başlandı. 
 
Beton bugün günümüzün en yaygın ve ekonomik yapı malzemesi olarak, insan yaşamında vazgeçilmez bir yere sahip. Karayollarından denizaltı tünellerine, köprülerden gökdelenlere kadar pek çok farklı alanda, farklı amaçlarla betondan yararlanılıyor.  
 
Çimento ve betonun, insanoğlunun uygarlıklar  tarihinde önemli bir yeri olan bu uzun gelişim süreci halen sürmekte. Üniversitelerde olsun, diğer sektörel kuruluş ve enstitülerde olsun, çimentonun ve betonun niteliklerini geliştirmeye yönelik araştırmalar, deneyler aralıksız devam ediyor.